Skip to content

Anasayfa arrow Hint Bülbülü arrow Hint Bülbülü
Hint Bülbülü PDF Yazdır E-posta
Pazar, 30 Eylül 2007

ZEBRA ISPINOZU (HINT BÜLBÜLÜ)

Ülkemizde Hint Bülbülü olarak bilinen bu kuşlar aslında ispinoz ailesine dahildirler ve asıl isimleri zebra ispinozdur(zebra finch).Küçük,narin yapılarıyla çok hareketli kuşlardır.Kolay ürerler.Yaşatılması ve beslenmesi zor değildir.Normal boy bir kafeste bir çifti kolaylıkla besleyebilir ve üretebilirsiniz.

CİNSİYET AYIRIMI : Kolaydır.Erkek ve dişi arasında birçok farklılıklar vardır.Erkeklerin gagaları kıpkırmızı olur,dişilerde ise bu renk turuncuya çalar.Bununla beraber erkeklerde görülen bazı karakteristik tüyler vardır.(düz renkli mutasyonlar gibi bazı mutasyon erkeklerde bu tüyler olmayabilir,böyle bir durumda diğer farklılıklar gözlemlenmelidir)Yanaklarda sarı halkalar,göğüs üzerinde siyah lekeler ve zebra deseni gibi çizgiler,kanat altlarında kırmızı çizgiler şeklindedir bu tüyler.Dişilerde bu gibi izlere rastlayamazsınız.Ayrıca dişiler sadece basit ciklemeler halinde öterken erkeklerin kendilerine özgü gırtlaktan çıkardıkları vıcırdanmaya benzer ötüşleri vardır.Sayfanın başında bir erkek ve dişiyi birlikte görüyorsunuz.

ÜREME : Bu kuşlar üreme konusunda oldukça verimlidirler.Yaşadıkları ortama,kafeslerine ve size alıştıktan sonra hemen üreme faaliyetlerine girişirler.Yuva olarak kapalı hasır yuvayı tercih ederler çünkü mahremiyeti severler.Yuvayı telyiz,kendir v.b.g verdiğiniz malzemelerle erkek kuş yapar ve dişiyi yuvaya davet eder.Yuvaya girip gaga tıkırdatmalar,birbirlerini kaşımalar çiftin anlaştıklarının işaretleridir.Bundan sonra çiftleşme gerçekleşebilir.Erkek sert bir biçimde öterek ense tüylerini kabartır vücudunu dişinin yanında dik konuma getirip onu etkilemeye çalışır.Bundan sonra dişi kendini hazır hissediyorsa ve çiftleşmişse 4-5 gün içersinde yumurtlar.Tabi bu dişiye bağlıdır, süreyi uzatabilirde.Onun yumurtlayacağını eğer genç bir dişiyse;hastalanmış gibi kabarmasından ve hareketsizleşmesinden anlayabilirsiniz.Olgun bir dişiyse;çok mürekkep balığı kemiği tüketmesinden anlayabilirsiniz.Mürekkep balığı kemiği bu kuşların kafeslerinde mutlaka bulunmalıdır ki dişi kuş yumurtlamadan önce gerekli kalsiyumu alıp yumurtasını oluşturabilsin.

BESLENME : Yem olarak besinlerinde ilk sırayı ak darı alır.Bununla birlikte sarı darı,kuşyemi,niger'ide severler.Çetene ve yulaf gibi iri besinleri gagalarının küçük yapısı nedeniyle kırıp yiyemezler.Sularının iki günde bir tazelenmesi ve bu suya vitamin takviyesi veya yedikleri besinlerin hazmını kolaylaştırması açısından 1/5 oranında maden suyu eklenmesinde yarar vardır.Kafeste bunu yanı sıra m.balığı kemiği mutlaka bulunmalıdır.Bildiğiniz gibi kuşların dişleri yoktur ve besinleri yemeden önce çiğneyip küçültemezler.Bu yüzden her pet-snop’tan bulabileceğiniz "kuş kumu"nu ister küçük bir kapta ister kafes zeminine sererek kuşlarınıza sunmalısınınki bu kum kursaklarında değirmen taşı vazifesi yapsın ve besinleri parçalayarak daha kolay hazmetmelerini ve besinden daha fazla faydalanmalarını sağlasın.Ek besinler olarak yeşillik,meyve ve kendi hazırladığımız değişik mamalarıma sunarak yemlerden alamadıkları diğer vitaminleride almalarını sağlamalıyız.Yeşillik olarak marul,kıvırcık,ıspanak ve iyice kıyılmış maydanoz yaprağını;meyve olarakta elma ve havucu kuşlarınızın hangisini daha çok sevdiğini ve daha çok tükettiğini takip ederek vermelisiniz.Mama olarak haşlanmış yumurta sarısını ve bir adet pötibör bisküviyi iyice karıştırarak lezzetli bir mama oluşturabilirisiniz.Tabi yine kuşlarınızın ilgi gösterip göstermemesine bakarak ek malzemeler katarak daha zengin bir mama hazırlayabilirsiniz.Mesela bu mamaya birkaç damla bal veya buğday yağı damlatabilir,yada yumurtanın kabuğunu toz haline gelene kadar döverek ekleyebilir,beyazını da ilave edebilirsiniz.Bir çay kaşığı ölçüsünde irmik,pirinç unu, galeta unu,mısır unu malzemelerinden birini veya hepsini kuşlarınızın ilgi gösterip göstermemesini takip ederek ilave edebilirsiniz.Son olarak yeşillik ve meyvenin ıslak verilmemesini,yine bunların ve hazırladığınız mamanın bozulmasına izin verilmeden kafesten alınmasını unutmamalıyız.Normal zamanlarda yumurta maması haftada 1 verilmelidir.

 

 

KULUÇKA VE YAVRULARIN BAKIMI : Daha önce bu kuşların yuva örme ve kur yapma faaliyetlerinden bahsetmiştik.Diyelim ki dişi kuş kendisini hazır hissetti ve yumurtladı.Genç dişiler 3 yumurtayla başlarlar birkaç kuluçka sonra vücutları geliştikçe 7 yumurtaya kadar çıkabilirler. Dişiler 3. veya 4. yumurtadan sonra kuluçkaya oturmaya başlayabilirler bu sizi endişelendirmesin.Yumurtalar ilk yumurtladıklarından sonra 5 gün serin bir ortamda dayanabilirler.Hatta dişinin böyle yapmasının birde faydası vardır.Böylelikle aynı gün ısıtılmaya başlayan yumurtlardan yavrularda aynı gün çıkmış olur ve yavrular arasında daha eşit bir rekabet olacağından ölüm oranı düşer.Dişi kuluçkaya oturduktan 5 gün sonra eğer dişiyi korkutmadan yumurtaları alma şansınız varsa alıp yumurtayı ışığa tutarsanız dolumu boş mu olduğu hakkında fikir edinebilir böylelikle kuşun boş yumurta üstünde vakit kaybetmesini engelleyebilirsiniz.Işığa tuttuğunuz yumurta düz sarı renkte ve içinden ışık geçiyorsa boştur ama ortası kararmış ise içerde yavru var demektir(mumlama ile ilgili daha geniş bilgiyi sitemizdeki mumlama nasıl yapılır başlıklı yazıdan öğrenebilirisiniz).Ancak çabuk korkan bu kuşlarda mumlamanın risksiz olduğunu söylemek mümkün değildir.Kuluçkaya oturmasından 13-14 gün sonra yavrular çıkmaya başlar.Yuvalarına son derece bağlı olan bu kuşlarda erkekte dişiye kuluçkada ve yavruları beslemede yardımcı olur ama bu bağlılığa rağmen yuvaya sizin fazla ilgi göstermeniz verdiğiniz rahatsızlık kafesin yerini değiştirmeniz yuvayı terk etmelerine neden olabilir ve bu kuşların yavruları örneğin kanarya yavrusu gibi elle beslenmeye pek müsait değildirler.Yavruların çıkmasıyla birlikte unutmamalıyız ki temel besin yemdir.Yumurta maması haftada 2 ye çıkartılmakla birlikte daha fazlasından kaçınılmalıdır.Normal yemlerini yiyen yavrulara haftada 2 kere verilen mama onların gelişimine takviye olacaktır ama daha fazlası ishale ve de ölüme sebebiyet verecektir.1 haftalıkken gözleri açılan yavrular 15-20 günlükken tüylenirler ve bundan sonra kendilerini yuvadan atabilirler.Bunda korkulacak bir şey yoktur ebeveynleri onu yerde de besler ama daha önce aşağıya düşen yavrular tekrar alınıp anne baba korkutulmadan yuvaya konulmalıdır.30-35 günlük olan yavrular artık yem yeme becerisi gösterebilirler ve yeniden yuva kurmak isteyen anne babanın şiddetine maruz kalmamaları için artık onlardan ayırtılmalıdırlar.

Kaynak: www.hintbulbulu.orgfree.com Yazan: Emre Sayin

 

BEBEK BAKICILIĞI

Sağlıklı bebek büyütmek tabi ki iyi bir anne babanın işidir.Doğayı ne kadar taklit edersek edelim onun mükemmelliğine ulaşmamız mümkün değildir.Ancak bazı durumlarda üzücü sonuçlar oluşmasını birazda olsun engelleyebilmek için çareler üretemiyor da değiliz.Kafes hayatına adapte olmuş kuşlarımız zaten doğadakinden çok daha fazla yavruyu yetişkin hale getirmeyi başarırlar.Bizim onlara sunduğumuz imkanlarla ve tehlikeden uzak hayatlarıyla iyi birer bakıcı olmak için fazla uğraşmalarına gerek yoktur aslında.Ancak dediğim gibi istenmeyen sonuçlar doğarsa ne yapacağız ?Nedir bu istenmeyen sonuçlar ?
Mesela ufak bir hatadan veya hiçbir sebep yokken anne-baba'nın  yuvayı terk etmesi, yada ölmesi (onları evlatlık verebileceğimiz başka bir yuvalı çift de yoksa) biçare yavruların ölmeleri için kaçınılmaz bir durumdur.Kendi kendine yetebilme durumu bulunmayan bebekler hem kendilerini ısıtan biri olmadığından soğuktan hem de besleyen olmadığından açlıktan öleceklerdir çaresiz.
İşte böyle bir durumda onları kurtarmak aslında şu anda elimizde bulunan imkanlarla çok da zor değil.Ebeveynler hakkında olsun,bebekler hakkında olsun kazandığımız tecrübeler, sınırsız bilgi paylaşımı sayesinde neler yapabileceğimizi belirlemek ve ona göre hareket etmek çok da zor değil.

"  

Az önce bahsettiğim gibi 2 ana problemimiz var ısıtma ve de besleme.
Öncelikle ısıtmaya değinmek istiyorum.Öyle çok çok pahalı veya profesyonelce düşünülmüş mekanik sistemlere hiç ihtiyacımız yok.Mesela elimizde bulunan 4 yavru olduğunu farz edelim.Bunları içine ortası çukur olacak şekilde selpak yerleştirilmiş küçük bir kutuya yerleştirdiğimizde zaten birbirlerine sokulacaklardır ve belli bir ısı yaratacaklardır aralarında.Ancak elbette bu yeterli olmayacaktır.Bu kutunun yanına (ısıyı hissedebilecekleri bir mesafeye) içine kaynar su doldurduğumuz bir kavanoz yerleştirebiliriz ama suyun ısısı en fazla bir saat dayanacağı için gece saatlerinde sürekli su değiştirmek için kalkmamıza sebep olacak çok zahmetli bir yöntemdir bu.
O zaman bizde kutuyu evimizdeki ısıtma sistemine (kalorifer,kombi soba)yakın bir yere koyarak kuşların ısı almalarını sağlayabilir donmalarını engelleyebiliriz .Burada unutmamamız gereken ısıtma sistemine kutuyu koyacağımız mesafeyi iyi ayarlamak. Fazla uzağa koymamız ısınamamalarına; yakına koymamız ise sıcaktan ölmelerine sebep olacaktır. En son olarak da hava almalarını engellemeyecek şekilde (üstlerinde annelerinin yattığı hissini azda olsa uyandırabilmek için) üstlerine bir selpak daha kapatmalıyız.Fazla bastırmadan ve de hava almalarını sağlayacak bir boşluk bırakarak. Bundan sonra zaten selpakı her kaldırıp onlara değdiğimizde aynen yuvalarındaymış gibi huzurla uyduklarını ve sıcacık olduklarını görürsünüz.
Bundan sonra sıra besleme kısmına geliyor.Yaşamaları için ,gelişip kendilerini kurtarabilmeleri için elbette ki beslenmeleri ama sağlıklı ve olabildik en doğal yoldan beslenmeleri şarttır.
Bildiğimiz gibi zebra ispinozlarının en temel besini ak darıdır.Ebeveyn kuşlar kabuğunu soyup kursaklarında bir süre beklettikleri yemin içini yuvaya gelerek yavrularına kusarlar.Piyasada kabuğu soyulmuş darı olarak arayabileceğiniz kutu yemler vardır.Dediğim gibi bu yemlerin kabukları soyularak içi çıkartılmış tamamen doğal yemlerdir.Bu yemden bir yemliğe az miktar koyup üstüne 1-2 damla su damlatıp biraz nemlenmelerini sağlarsak neredeyse ebeveynlerinden aldıkları besinin aynısını sağlamış oluruz.Yavruların minik gagalarına zarar vermemek için bu yemleri tane tane olarak ya bir kürdan vasıtasıyla yada ince küçük(sivri olmayan) bir çubuk vasıtasıyla yavrunun tam dilinin arkasına gelecek şekilde bırakırsak ve de hafif bir itme sağlarsak yavru bu yemi yutacaktır.Her 3-4 yemden sonra çubuğu boş olarak gagasının içine sokarak yeni bir yem vereceğimizi sanan bebeğin yutkunmasını ve az önce verdiğimiz yemleri boğazından aşağıya kaydırmasını sağlamış oluruz ki zaten bu beslemede ki en önemli ayrıntıdır.Sadece dilinin arkasına bıraktığımız yemle bebekleri beslemiş olmuyorsunuz hatta hayatını tehlikeye atmış oluyorsunuz.Çünkü bebeğin birkaç defa yutkunması yemi sadece boğazından az bir şey aşağı kaymasına sebep oluyor ama ard arda gelen yemlerle eğer siz boş çubuğu uzatıp yutkunmasını kanat açarak çırpınmasını sağlamazsanız yemler boğazında kalarak boğulmasına sebep olabilir.Bu yöntem bebeğin yem kapmak için hızlı hızlı yutkunmasıyla yemleri kursağına kaydırmasına olanak sağlar.
Yavruları çok fazla beslemek iyi değildir unutmamalıyız ki ne kadar yakın olursa olsun uyguladığımız yöntem doğal değildir.Her defasında 10-15 yem vermek ve sık beslemek faydalı olacaktır.Gece en son beslemede yem sayısını artırmalıyız ki gece boyu karınları acıkmadan sabaha kadar dayanabilsinler.


Yavruları ısıtmak ve beslemek en önemli hususlardır ancak dikkat etmemiz gereken bir noktadan daha bahsetmek istiyorum.Yavruları beslemek için üstlerindeki selpakı her kaldırdığımızda kutunun içindeki dışkı sayısının artıp artmadığını kontrol etmeliyiz.Bu sayı mutlaka artmalıdır.Çünkü biz bu yolla yavruların sindirim sisteminin de boşaltım sisteminin de çalışıp çalışmadığını anlarız.Dışkı yapamayan yavrular ne yaparsak yapalım öleceklerdir. Kutuya baktık; yavrular dışkı yapmışlar ama mesela 8 yavru varsa 7 si yapmış 1 i yapamamış olabilir.Bunu anlamanın yolu ise bebeğin karnını kontrol etmektir. Bebek kuşlar tüylenene kadar şeffaf bir görünümdedirler.Kursaklarına koyduğumuz yemi görebileceğimiz gibi bağırsak sistemini de görebiliriz.Eğer ki bebeğin karnı haddinden fazla sarı ve şiş ise bu bebek dışkı yapamamış demektir.Peki neden dışkı yapamaz bebekler?Bunun en önemli sebeplerinden biri soğuktur.Annesin karnının altında iyice ısınabilen yavrunun tüm fonksiyonları rahat çalışır ama biz bu ısıyı yakalayamazsak bazı hassas yavrular kasılabilir ve dışkısını yapamayabilir.Bir diğer neden ise poposuna yapışan pisliklerdir.Kendi doğal yuvalarında pozisyonlarını fazla bozmayan ve genellikle yuvanın duvarlarına dışkılayan bebekler kutunun içinde hareketli olabileceklerinden bazen birbirlerini kirletebilirler.Bu pislikler bebeklerden birinin poposu etrafına gelmişse (bazen gözümüzle göremeyeceğimiz kadar az olabilir) poposunu tıkayarak dışkı yapmasını engeller.Hemen bir selpakı hafifçe nemlendirerek bebeğin poposuna sürtmemiz ve daha fazla ısı alabileceği bir konuma getirmemiz onunda diğerleri gibi dışkı yapabilmesine olanak sağlayacaktır.
Sağlıkla belli bir boya gelen bebekleri kafese alır yemlikleri takarsanız hatta kafesin dibine de yem dökerseniz (ancak yediklerinden emin olana kadar beslemeye devam edin) zamanla kabuklu yemleri kırmaya başlayacaklardır...

Yazan: Emre Sayin

 

Not: Bilgiler Emre Beyin izni ile sitemize aktarılmıştır.

 

Atatürk Köşesi

Federasyon dergisi

Gazeteler

manşetler


Top